Insanmucizedir's Blog

Just another WordPress.com weblog

Kova Burcu Çağı Yani Altınçağdayız !

İçinde bulunduğumuz çağ Kova Burcu Çağı (Altınçağ) olarak adlandırılıyor. Bir çok uzman astrolog bu çağın aydınlanma çağı anlamına gelen Kova Burcu Çağı olacağını söylemişlerdir. Bu kişiler arasnda ünlü kahin Nostradamus da vardır. Eğer araştırılırsa Nostradamus’un Peygamber Efendimiz (SAV) ‘in hadislerinden birçok konuyu aktardığını görürsünüz. Hatta Maya takviminde dünyanın son zamanları için 2012 yılı geçiyor. Bu yıl için Mayalar kıyametin kopacağını iddia ediyorlardı. Bu iddia şu açıdan doğrudur, insanların manevi olarak ruhlarında bir kıyam oluşacak, akıllar kıyam edecek, ayağa kalkacaktır. Kıyam kelime anlamı olarak da ayağa kalkmak demektir. Yani 2012 de ki kıyamet, akılların kıyameti olacaktır, ruhlar kıyam edecek, yani insanların akılları açılacak, basiretleri açılacak, üstlerindeki gaflet perdesi gidecektir. Bunu hepbirlikte göreceğiz.

Bu çağda insanlar maddenin aslını kavrayacaklar, ve bu gerçek insanları çok açacak, ferahlatacak, heyecanlandıracak ve mutlu edecektir. Algılamış olduğu dünyanınn kapkaranlık beyninin içinde oluştuğunu tam olarak kavrayacaktır. Şu an insanlar maddenin aslını sathi, kısmen ve teknik olarak algılayabiliyorlar. Eğer insanlar bu gerçeğin özünü şu an anlamış olsalardı hiç kimse heyecandan yerinde duramazdı. İşte Kova Çağı olarak adlandırılan bu çağda gerçekleşecek olan güzelliklerden biri budur.

Diğer taraftan biliyoruz ki İslam’ın dünyaya hakim olması Nur Suresi’nin 55. ayetinde Allah’ın bizlere Hak olan vadidir. İslam’ın dünya hakimiyetinin başında olacak liderin ismi de Mehdi’dir, ve biz biliyoruz ki Hz. Mehdi zuhur etti. Zuhur ettiği şehir de İstanbul. Bundan nasıl emin oluyoruz, şöyle ki Peygamber Efendimiz (SAV)’in aktardığı sahih hadislerde, Hz. Mehdi’nin gelişinden önce gerçekleşeceğini söylediği 100 den fazla alametin tamamının gerçekleşmesinden anlıyoruz. Bu alametlerle ilgili detaylı bilgiyi önceki yazılarımda bulabilirsiniz. Hz. Mehdi ile ilgili birçok yazım mevcut.

İşte bu kutlu şahsın dünyada İslam’ın hakim olmasına vesile olması ile birlikte, bolluk, bereket, refah, zenginlik de hakim olacaktır. Kova Burcu Çağı olarak adlandırılan Altın Çağ’da tam da böyle bir zaman olacaktır. Hz. Mehdi (A.S)’in önderliğinde bir İslam Birliği kurulacak ve bu birlik bütün dünyada barış ve sevginin hakim olmasına vesile olacaktır.

Hikmetle bakan gözler için bu çağda olduğumuzu anlamak çok kolay olacaktır, inşaAllah. Bakın şu an içinde bulunduğumuz ve bütün dünyayı etkisi altına alan ekonomik krize bakıldığında da, bu durumun Peygamber Efendimiz (SAV) tarafından haber verilen, ve Hz. Mehdi’nin çıkmış olduğu ilk zamanlarda gerçekleşecek ve 7 yıl sürecek olan bir kriz olduğunu görürüz. Dileyen sahih hadisleri bulup araştırabilir. Doğru olduğunu görecektir. Ayrıca Mehdiyet ile ilgili olan her yazımın altına koyduğum linkten de ilgili hadislere ulaşılabilir. Bu kriz 2007 yılında başlamıştır, ve Peygamber Efendimiz (SAV)’in söylediği gibi Allah’ın İzniyle 2014 yılına kadar da devam edecektir. Bilenler bilir IMF’de bu krizin 2014 yılına kadar süreceğini söylemişti.

İçinde bulunduğumuz bu çağ, bu zamanda yaşayan, bu zamana şahid olan bizler için gerçekten çok kıymetli bir zaman. Şu an dünyada bulunan insanların çoğu Hz. Mehdi gibi kutlu bir şahsı görmekle kalmayacak, güzeller güzeli bir peygamberi de göreceklerdir. Hz. İsa yine sahih hadislere ve Kuran Ayetlerine göre şu an yeryüzünde ve faaliyetlerine başladı. Düşünsenize bir peygamber göreceğiz. Bu ne kadar muhteşem bir durum. Fakat çoğu insana sanki böyle birşey hiç olmayacakmış gibi, olamayacakmış gibi geliyor. Halbuki Kuran ayetlerini okuyan ve Allah’ın vadinin hak olduğunu bilen her insan böyle bir ana şahit olmak için yalvara yalvara dua eder, ki Allah bize bunu vadediyor. Şu an yaşayan insanların büyük çoğunluğu Allah izin verirse bu kutlu şahısları görecek, ve Altın Çağ’a şahit olacaklar.

İşte bu sebeplerden bizler de elimizden geldiği kadar bu güzel çağı hakkıyla takdir edebilmek ve yaşayabilmek için İslam’ın dünyaya biran önce hakim olması için çalışanlardan olmalıyız. Allah eninde sonunda İslam’ı dünyaya hakim kılacak, bizim çalışma hevesimiz, vesile olma hevesimiz aciziyetimizi bildiğimizden, ve Allah’a daha çok yakın olmak istemekten olacaktır.

Önümüzde çok güzel günler var. Herkese ve bütün okuyanlara tavsiyem; en acilinden bu durumun farkına varsınlar, ve bu kutlu şahısların geleceği zamana layık insanlar olabilmek için niyetlerini tazelesinler. Bu duruma olmaz gözüyle bakmak, insanlara sadece umutsuzluk ve mutsuzluk getirecektir. Kabullenmek ise Allah’ın izniyle mutluluk ve huzur…

“Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va’detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.”

(www.hazretimehdi.com) (www.altincag.com)

Mart 11, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Saff Suresi’nin 9. Ayeti Ahir Zamana Ve Hz. Mehdi (A.S)’ a İşaret Etmektedir

ÖYLE Kİ ONU (HAK DİN OLAN İSLAM’I) BÜTÜN DİNLERE KARŞI ÜSTÜN KILACAKTIR; MÜŞRİKLER HOŞ GÖRMESE BİLE.(SAFF SURESİ, 9

1.      Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O’dur…

Yüce Rabbimiz’in gönderdiği tüm elçiler insanlara Allah’ın dinini tebliğ etmiş ve onları Bir ve Tek olarak Allah’a iman etmeye davet etmişlerdir. Hz. İbrahim’den sonra gelen oğulları, torunları ve onun soyundan olan diğer salih müminler, Allah’ın Hz. İbrahim’e vahyettiği hak dine uymuşlardır. Bu gerçek Kuran ayetlerinde şu şekilde bildirilmektedir:

Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, Biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de o salihlerdendir. Rabbi ona: “Teslim ol” dediğinde (O:) “Alemlerin Rabbine teslim oldum” demişti. Bunu İbrahim, oğullarına vasiyet etti, Yakup da: “Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak Müslüman olarak can verin” (diye benzer bir vasiyette bulundu.) Yoksa siz, Yakub’un ölüm anında, orada şahidler miydiniz? O, oğullarına: “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediğinde, onlar: “Senin İlahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın İlah’ı olan tek bir İlah’a ibadet edeceğiz; bizler O’na teslim olduk” demişlerdi. (Bakara Suresi, 130-133)


Kuran’da bildirildiği gibi İncil, Tevrat, Zebur ve Hz. İbrahim’in sayfaları geçmişte yaşamış olan peygamberlere indirilmiş olan kitaplardır. Bu kitapların bir kısmı yok olmuş, bir kısmı da tahrif olmuş veya değiştirilmiştir. Şu an tek hak kitap Kuran-ı Kerim, Allah Katında tek din ise İslam’dır. Kuran, Rabbimiz’in tüm alemlere öğüt olarak indirdiği ve hükmü kıyamete kadar geçerli olan, eşsiz hikmetlerle dolu Yüce kitabıdır. Allah tüm insanların karanlıklardan nura çıkmaları için her konunun açıklamasını ve çözümünü Kuran’da bildirmiştir. Nahl Suresi’nde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89)


2.Öyle ki onu (hak din olan İslam’ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır…

İslam ahlakının hakimiyeti Allah’ın bir vaadidir. Rabbimiz bu vaadini muhakkak yerine getirecektir. Yeryüzüne hakim olacağı bildirilen din ahlakı, Rabbimiz’in Katında hak olan din ahlakı olacaktır. Bu dinin Hz. İbrahim’in hanif olan dini, yani İslam ahlakı olduğu, son hak kitap olan Kuran’da şu şekilde bildirilmiştir:

Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam’dır… (Al-i İmran Suresi, 19)


Allah birçok Kuran ayetinde, Hz. Süleyman (a.s) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.)’ın dünya çapındaki hakimiyetlerinin ardından gelecek başka bir hakimiyet dönemi olacağını bizlere haber vermektedir. Şu ana kadar Müslümanlar tam anlamıyla dünya çapında “güç ve iktidar sahibi” olamamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük İmparatorlukların hakimiyeti çok geniş alanlara yayılmakla birlikte, yine de dünya çapında olmamıştır. Dolayısıyla ayetlerde bildirilen bu hakimiyet henüz gerçekleşmemiştir.

Ancak Peygamberimiz (s.a.v.) ahir zaman ve Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.) döneminde dünya çapında bir hakimiyetin olacağını bizlere müjdelemektedir. Allah, güzel ahlaktan uzaklaşan insanları, dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek için “Mehdi” yani “doğruya götüren” sıfatını taşıyan üstün ahlaklı bir kulunu vesile kılacaktır. Hz. Mehdi öncelikle Allah’ın varlığını kabul etmeyen, dinsiz felsefi sistemlerin fikri olarak çürütülmesini sağlayacaktır. Diğer yandan İslam’ı, Kuran’da ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetinde bildirildiği şekilde özüne döndürecektir. İslamiyet’i tüm bozulmalardan, hurafelerden arındırarak gerçek Kuran ahlakının yaşanmasını sağlayacaktır. Ahir zamanın ilk döneminde insanlığın içerisinde bulunduğu tüm karışıklıklara, toplumsal sorunlara, sosyal sıkıntılara çözüm getirecek, tüm yeryüzüne barış, adalet, güvenlik, huzur, mutluluk ve güzel ahlakın hakim olmasına vesile olacaktır. Bu dönemde , Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle birçok Musevi İslam dinine girecek, Hz. İsa (a.s.)’ın yeryüzüne ikince kez gelişi ise tüm Hıristiyanların İslam dinini kabul etmelerine vesile olacaktır. Bu dönemde İslam ayette de bildirildiği gibi “tüm dinlere karşı üstün” hale gelecek, ve İslam ahlakı yeryüzünü kaplayacaktır. Peygamberimiz (sav) hadislerinde, insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir insan olan Hz. Mehdi’ye tabi olunmasını bildirmiş ve onun döneminde yaşanacak tüm bu hayırlara işaret etmiştir:

… O (Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O’na katılsın. Zira O Mehdi’dir. (Ahir zaman Mehdisinin alametleri, Celalettin Suyuti, sf. 14)

3.... müşrikler hoş görmese bile.

Ayetinde son bölümünde geçen “…müşrikler hoş görmese bile.” ifadesinde Rabbimiz bu hakimiyetin materyalistler, darwinistler, ateistler, masonlar gibi müşrikler tarafından da istenmeyeceğini bildirmektedir. Kurulu düzenlerinin bozulmasını istemeyen bu kimseler İslam ahlakının hakim olması için çaba sarf eden müslümanları desteklemeyecek, hatta tüm imkanlarıyla engellemeye çalışacaklardır.

Hiç unutmamak gerekir ki, Kuran ahlakının yeryüzüne hakimiyeti Allah’ın Kuran’da haber verdiği bir vaadidir. Ve kuşkusuz ki Allah vaadinden dönmez. Bu, Allah’ın izniyle ve dilemesiyle zaten gerçekleşecek olan bir sözdür. Hz. Mehdi de, Sevgili Peygamberimiz (sav)’in vaat ettiği tüm hizmetlerini yerine getirecek ve Allah’ın izniyle Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim kılacaktır. Bolluğuyla, bereketiyle, insanlara sağlayacağı her türlü konforuyla ve huzur dolu ortamıyla her Müslümanın ulaşmak isteyeceği bir dönem, iman eden insanlar için dünya hayatında çok üstün bir mükafattır. Bu güzel dönemle müjdelenmek de kuşkusuz tüm Müslümanlar için çok büyük bir şereftir.

Mart 5, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , | Yorum yapın

Nasr Suresi, 1-3. Ayetlerinde Allah Ahir Zaman ve Hz. Mehdi (A.S)’a İşaret Etmektedir

ALLAH’IN YARDIMI VE FETİH GELDİĞİ ZAMAN, VE İNSANLARIN ALLAH’IN DİNİNE DALGA DALGA GİRDİKLERİNİ GÖRDÜĞÜNDE, HEMEN RABBİNİ HAMD İLE TESBİH ET VE O’NDAN MAĞFİRET DİLE. …

(NASR SURESİ, 1-3)
 
1.

Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman …

Allah ayetin bu bölümünde din ahlakının hakim olması, müslümanların yaşadığı zorlukların, çilelerin son bulması, dünyanın huzur ve barışa kavuşması için yardım ve fetih göndereceğini müjdelemektedir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in risaleti ile birlikte Allah’a iman eden insanlar putperest ve her türlü diğer dinsiz ideolojilerin toplumdaki hakimiyetinden kurtulmuşlardır. İslam dini tüm Arabistan Yarımadası’nda ve sonrasında da hem doğuda hem de batıda yayılmasına devam etmiştir.

Peygamberimiz (s.a.v.) ahir zamanda Allah’ın Hz. Mehdi (a.s.)’ın vesilesiyle din ahlakını tüm dünyada hakim edeceğini hadislerinde bildirmiştir. Bu yönüyle ayet Hz. Mehdi (a.s.)’a da işaret etmektedir. Çünkü hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’ın dünyanın dört bir yerini fikren feth edeceğini, tüm dünyada dinsiz akımları etkisiz hale getirip din ahlakının hakim olmasına, Allah’a iman eden güzel ahlaklı bir toplum oluşmasına vesile olacağı haber verilmektedir.

 

“ Hz. Mehdi benim evlatlarımdandır … Yeraltındaki hazineleri çıkaracak ve şirk beldelerini fethedecektir.

(Beklenen Mehdi’nin Alametleri, Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), sf. 26)

 

Ben esfarla çarpışmadıkça dünya gitmez = kıyamet kopmaz.. Onlarla savaşmak üzere, Allah yolunda savaşan, laimin levminden çekinmeyen, Müminlerin seçkinlerinden olan ehli Hicaz yola çıkacaktır ve Kostantiniyye ile Rumiye (Roma)’yı tesbih ve tekbirle feth edeceklerdir… O şehrin surları bir bir yıkılacaktır …”

(İbni Mace ve Hakim..)

 
Hz. Mehdi Rumistan’ı 4 tekbirle fethedecek …

(Beklenen Mehdi’nin Alametleri, Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), sf. 32)

 

Hz. Mehdi beraberinde Peygamber Efendimizin bayrağı, gömleği ve birçok alametleri olduğu halde yatsı vaktinde Mekke’de ortaya çıkar. Nurludur ve yanında şahitleri vardır… Daha sonra Hicaz’ı fethedecek … Ondan sonra dünyayı fethetmek için bu orduyu çeşitli yerlere gönderecektir.

(Beklenen Mehdi’nin Alametleri, Ahmed ibn-i Hacer-i Mekki (Heytemi)
 

2.

“… Ve insanların Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde …”

Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde İslam dini gerçekten de tüm Arap Yarımadası’nda yayılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’den sonraki dönemlerde de İslam dininin yayılması devam etmiştir. İnsanlar 4 Halife döneminde de İslam dinine yönelmeye devam etmişlerdir. Ancak ayet diğer bir yönde Hz. Mehdi (a.s.)’ın vesilesiyle İslam dininin tüm dünyaya yayılmasına, onun döneminde Müslüman olanların sayısının çok hızlı bir şekilde artmasına da işaret etmektedir. Bilindiği gibi Hz. Mehdi (a.s.)’ın üç vazifesi olacaktır. Üstad Said Nursi Hazretleri bu vazifelerin en önemlisinin, Darwinizm ve materyalizm gibi Allah’ın varlığını inkar eden felsefelerin fikri sistemini yıkarak insanların imanını kurtaramaya vesile olması olacağını ifade etmiştir:

Birincisi: …Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve MADİYYUN (MADDECİLİK) VE TABİYYUN (TABİATÇİLİK İNANCININ) BEŞER İÇİNDE İNTİSAR ETMESİYLE (YAYILMASIYLA) HER ŞEYDEN EVVEL FELSEFEYİ VE MADDİYUN FİKRİNİ (MADDECİ DÜŞÜNCEYİ) TAM SUSTURACAK BİR TARZDA İMANI KURTARMAKTIR.” (Emirdağ Lahikası, mektup sf. 337)

 

Ümmetin beklediği, AHİR ZAMANDA GELECEK ZATIN ÜÇ VAZİFESİNDEN EN MÜHİMMİ (önemlisi) VE EN BÜYÜĞÜ VE EN KIYMETDARI (değerlisi) OLAN İMAN-I TAHKİKİYİ (gerçek imanı) NEŞR (yazma ve dağıtma yoluyla yaymak) VE EHL-İ İMANI (iman edenleri) DALALETTEN (sapkınlıktan) KURTARMAK … (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)

Hz. Mehdi (a.s.) bu vazifelerini yerine getirdiğinde tüm dünya çapında büyük bir uyanış olacak ve insanlar akın akın İslam dinine gireceklerdir. Ayrıca yine ahir zamanda nüzul edecek olan Hz. İsa (a.s.)’ın vesilesiyle Hıristiyanlar da teslis inancını terk edip, İslam dinini kabul edeceklerdir.

 

… Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. …”

Allah Peygamberimiz (s.a.v.)’e ve iman eden herkese, böyle büyük bir fetih ve imani gelişme gördüklerinde Allah’a şükretmelerini emretmektedir. Ahir zamanda Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle İslam ahlakının büyük dünya hakimiyetine şahit olanlar; ateizmin, komünizmin, Darwinizm’in, materyalizmin ve diğer tüm dinsiz akımların tam anlamıyla mağlup olduğunu gördüklerinde bunun Allah’ın vaadettiği yardım ve fetih olduğunu anlayacaklardır.

 

www.hazretimehdi.com www.beklenenmehdi.com

Mart 2, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , | Yorum yapın

Nur Suresi’nin 55. Ayetinde Ahir Zaman ve Hz. Mehdi (A.S) ‘ye İşaretler

Allah içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir: “Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. ….”
(Nur Suresi, 55)

1.

Allah içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir…    



İfadesiyle Allah samimi olarak iman eden müslümanlara, henüz ulaşmamış ancak mutlaka ulaşacak olan bir vaadini bildirmektedir. Bu vaad İslam ahlakının dünya hakimiyetidir. (Doğrusunu Allah bilir.)


2.

…“Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa…

Allah insanlık tarihi boyunca Hz. Süleyman (a.s.) ve Hz. Zülkarneyn (a.s) vesilesiyle din ahlakını iki kere dünya üzerinde hakim etmiştir. Allah hem Süleyman (a.s)’a hem de Zülkarneyn (a.s.)’a büyük bir güç ve iktidar vermiştir. Kuran’ı Kerim’de Hz. Süleyman (a.s.)’ın emrinde cinler bulunduğu ve onun hizmetinde çalıştıkları, ayrıca rüzgarı ve bakır madenini de Allah’ın Süleyman (a.s.)’ın emrine verdiği bildirilmektedir. (Sebe Suresi, 12) Ayrıca Allah Hz. Süleyman (a.s.)’a çeşitli başka ilimler de lütfetmiştir. O, Allah’ın dilemesiyle şeytanlara da hükmetmiş, kuşlarla konuşmuş, karıncaların kendi aralarındaki konuşmalarını duyabilmiştir. Bunların her biri Hz. Süleyman’a Allah’ın nasip ettiği özel ilimlerdir. Aynı şekilde Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s.) döneminde de yeraltı zenginliklerini onun hizmetine vereceğini döneminde altınçağın yaşanacağını bildirmiştir:

“ Hz. Mehdi benim evlatlarımdandır…Yeraltındaki hazineleri çıkaracak ve şirk beldelerini fethedecektir.”  

 
 (Beklenen Mehdi’nin Alametleri, Ahmet İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), sf. 25)
“… Yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.”
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 45)

3.

… onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, …
İfadesiyle Allah, Hz. Süleyman (a.s) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.)’ın söz konusu hakimiyetlerinin ardından gelecek başka bir hakimiyet dönemi olacağını haber vermektedir. Ancak Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur vakti olan hicri 1400’e kadar dünya tarihinde bu şekilde bir dünya hakimiyeti hiçbir şekilde olmamıştır. Müslümanlar tam anlamıyla dünya çapında “güç ve iktidar sahibi” olamamışlardır. İslam ahlakı tüm insanlar tarafından benimsenmemiştir. Ancak Peygamberimiz (s.a.v.)’in ahir zaman ve Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olarak bildirdiği hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.) döneminde böyle dünya çapında bir hakimiyetin olacağı, Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle birçok Musevinin İslam dinine gireceği, Hz. İsa (a.s.)’ın nüzulü ile de Hıristiyanların İslam dinini kabul edecekleri bildirilmektedir.

“Ona Mehdi denilmesinin sebebi şudur. O, Yahudilerin hac yaptığı Şam dağlarından bir dağın içindeki Tevrat’a dair kitapları çıkarır ve Yahudilerden bir cemaat onun elinde müslüman olur.”
(İmam-ı Suyuti)

 

Naim, Selman b. İsa’dan tahric etti, o dedi: Duyduğuma göre, Hz. Mehdi’nin elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye gölünden çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de O’nun önüne getirilir. Yahudiler bunu görünce, pek azı hariç, çoğu Müslüman olurlar.
(Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisi’nin Alametleri, (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar), s. 23, Tercüme: Müşerref Gözcü – Kahraman Neşriyat)

4.

… kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak…

Allah müslümanlara bu ayetinde, söz konusu dünya hakimiyetinin ileride olacağını gelecek zamandan bahsederek bildirmektedir. Rabbimiz ayetinde “dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak…” ifadesiyle İslam ahlakının tüm dünyada hakim olacağını, yerleşik bir hale geleceğini ve güçleneceğini bildirmiştir. Bu şekilde kesin ve net bir yerleşik kılınma ve sağlamlaşma hali Hz. Süleyman (a.s.) ve Hz. Zülkarneyn (a.s.) dönemlerinden sonra hak dinlerin hiçbirinde Hicri 1400 yılına kadar yaşanmamıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) ise bu hakimiyetin ahir zamanın Büyük Mehdisi zamanında gerçekleşeceğini net bir şekilde bildirmiştir. Hicri 1400’e girildiği gün itibariyle Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiği alametlerin ard arda meydana gelmeye başlaması da Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur ettiğinin ve İslam ahlakının dünya hakimiyetinin yaklaştığının alametleridir.

5.

… ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir…”  (Nur Suresi, 55)


Bu ayetin son kısmında ise yine ahir zamana işaret edimektedir. Bu son dönemde İslam ahlakının hakimiyetinden önce müslümanların fitneler, kargaşa, zulüm nedeniyle zorluk içinde korku dolu bir dönem yaşayacaklarını bildirmiştir. Gerçekten de 20. ve 21. yüzyıllar dünya tarihinin en çok kan dökülen, din savaşlarına sahne olan, iman edenlerin çok ciddi zorluklar yaşadıkları, imanlarını sakladıkları, ibadetlerini gizli yapmak durumunda kaldıkları  yüzyıllar olmuştur.


6.

… Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar…


Ancak Allah iman edenlere bu hakimiyet için tek bir şart koşmuştur. Bu şart, tüm inananların şirkten tam arınarak Allah’ı birlemeleridir. Bu görevi ise ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.) yerine getirecektir. Allah onu vesile ederek İslam dinini bidatlerden arındıracaktır. . Hz. Mehdi (a.s.) tüm mezhepleri kaldırıp aynı Peygamberimiz (s.a.v.)’in zamanında olduğu gibi İslam’ın halis ve hakiki haliyle yaşanmasını sağlayacaktır.1  Aynı şekilde ahir zamanda nüzul edecek olan Hz. İsa (a.s.) vesilesiyle Hıristiyanlar İslam dinini kabul edip müslüman olacaklar ve teslis inancı ortadan kalkacaktır.2  Yahudilerin çok büyük bir kısmı ise Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle müslüman olacaklardır.3

1…Mehdi, dini peygamberin (s.a.v.) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak.
Onun düşmanları içtihad alimlerinin taklid edenleri olacak. Çünkü onlar Mehdi’nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler… Onun açık düşmanları fukaha (fikih alimleri) olacak. Çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak. Hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek. şayet elinde kılınç (ilim) olmasaydı onun ölümüne fetva verirlerdi. (Kıyamet Alametleri, 186-187)
Hz.Peygamber (s.a.v) en başta İslamı nasıl ayakta tuttuysa, Hz.Mehdi de en sonunda aynı şekilde İslami ayakta tutacaktır. El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 27
Hz. Mehdi kaldırmadık bidat bırakmayacaktır.Ahir zamanda aynı Peygamber gibi dinin icaplarını yerine getirecektir. Kıyamet Alametleri 163
  2. İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselam’ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur edecek (ortaya çıkacak), yani rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek; hal-i hazır Hıristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek (temizlenecek), hurafattan ve tahrifattan (hurafelerden ve tahriflerden) sıyrılacak, hakaik-i İslamiye (İslam gerçeği) ile birleşecek; manen Hıristiyanlık bir nevi İslamiyet’e inkılab edecektir (dönüşecektir). Ve Kuran’a iktida ederek (uyarak), o İsevilik  şahs-ı manevisi tabi (uyan) ve İslamiyet metbu (uyulan) makamında kalacak; din-i hak bu iltihak (katılma) neticesinde azim bir kuvvet bulacaktır. (Mektubat s. 53-54)
  3. Naim, Selman b. İsa’dan tahric etti, o Dedi: Duyduğuma göre, Hz. Mehdi’nin elinde (zamanında) sekine bulunan tabut Taberiye gölünden çıkarılır ve Beyt-ül Makdis’de O’nun önüne getirilir. YAHUDİLER BUNU GÖRÜNCE, PEK AZI HARİÇ, ÇOĞU MÜSLÜMAN OLURLAR. (Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Hz. Mehdisi’nin Alametleri, (Kitabül Burhan fi Alametil Hz. Mehdiyyil Muntazar), s. 23, Tercüme: Müşerref Gözcü – Kahraman Neşriyat)
Hazretleri’nin (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) mükemmel ilminden ve başarılarından söz edilirken, şöyle aktarılmıştır ki, o görünür olup ORTAYA ÇIKTIĞINDA, ANLATTIĞI HUSUSLARI MUSEVİLER İLE TEVRAT’IN ESASINA GÖRE TARTIŞACAK VE DELİLLENDİRECEKTİR, BUNUN SONUCUNDA BÜYÜK BİR KISMI İSLAM OLACAKTIR. (Bihar-ül Envar)

(www.hazretimehdi.com) (www.beklenenmehdi.com) (www.harunyahya.org)

Şubat 27, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Hz.Mehdi (A.S)’in Gerçekleşmiş Olan Bütün Çıkış Alametlerini Yeniden Beklemek Hatası

Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu yüzyılda gelmeyeceğini ya da ileride geleceğini iddia eden bazı kişilerin bu iddiaları, Peygamberimiz (s.a.v.)’in rivayet ettiği hadislerle açık bir şekilde yalanlanmıştır. Örneğin Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen bir hadiste;

“İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi (a.s.)’nin yanında toplanacaklardır.”


(Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)


ifadesiyle Hz. Mehdi (a.s.)’nin  Hicri 1400′de zuhur edeceği açık bir şekilde haber verilmiştir. Yine son 1000 yılın en büyük İslam alimi Üstad Said Nursi külliyatında Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de zuhur edeceğini bildirmiştir:

İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE (dünyanın geleceğinde) 1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib (yakın) zannetmişler.


(Sözler, s. 318)

Gerçekten de Hicri 1400’ün başlamasıyla birlikte ise peygamberimiz (s.a.v.) tarafından bildirilen ahir zaman alametleri teker teker ve ardı ardına gerçekleşmeye başlamıştır.
Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen birçok hadis; büyük İslam alimi İmam Rabbani’nin ünlü eseri Mektubat-ı Rabbani’de, ehli sünnet hadis literatüründe en önemli altı kitaptan biri olan Sünen-i Ebu Davud’ta yer almakta ayrıca Said Nursi Hazretleri’nin eserlerinden olan Barla Lahikası, Kastamonu Lahikası, ve Şualar’da defalarca ve yine Üstad’ın Hicri 1327 yılında Şam’da Emevi Camii’nde on bin kişiye verdiği hutbesinde (Hutbe-i Şamiye’de) Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400 yılında çıkacağı çok açık bir şekilde belirtilmektedir.

(Bu konuyla ilgili diğer  bilgiler için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/1400_1500.html)


Yine Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen ve İmam Rabbani, Celalleddin Suyuti, Ahmed bin Hanbel, Üstad Said Nursi Hazretleri gibi büyük İslam alimlerinin eserlerinde yer alan ve İslam ümmetinin ömrünün Hicri 1500’lere kadar olacağını ifade eden hadislerin varlığı da açıktır:

“BENİM ÜMMETİMIN ÖMRÜ 1500 SENEYİ PEK GEÇMEYECEK.”

(Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu, el-havi lil Fetavi, Suyuti. 2/248, tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi. (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, Kitâbu’l-İlel, sh. 89.)
İmam Suyuti, Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde ümmetin ömrünün 1500 seneyi aşmayacağını bildirdiğini haber vermektedir:

BU ÜMMETİN ÖMRÜ bin (1000) seneyi geçecek fakat BİN BEŞYÜZ (1500) SENEYİ AŞMAYACAKTIR.

(Kıyamet Alametleri, s. 299) (Celaleddin Suyuti’nin “El-Kesfu Fi Mücazeveti Hazin el-Ümmeti El Elfe Ellezi Dellet Aleyh el-Asar” isimli kitabından nakil)
 
Said Nursi ümmetin ömrünün HİCRİ 1506 yılına kadar olacağını söylemektedir:

“… Birinci cümle, BİN BEŞ YÜZ (1500) makamiyle ahir zamanda bir taife-i mücahidinin (din için çalışanların) son zamanlarına ve ikinci cümle, BİN BEŞ YÜZ ALTI (1506) makamiyle galibane (galip olan) mücahedenin (Allah yolunda gösterilen çabanın) tarihine… işaret eder. (…) bu tarihe kadar (1506) zahir (görünen) ve aşikarane (açık, belli), belki galibane devam edeceğine remze yakın (işaret yoluyla) ima eder.”


(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 46)
“BENİM ÜMMETİMİN ÖMRÜ 1500 SENEYİ PEK GEÇMEYECEK.”


Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu, el-havi lil Fetavi, Suyuti. 2/248, tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi. (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, Kitâbu’l-İlel, sh. 89.)
Yine üstad, Kastamonu Lahikası’nın 33. sayfasında kıyametin kopma tarihini 1545 olarak vermiştir. (Doğrusunu Allah  bilir.)

“Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (kıyamete kadar) hak üzerinde olacaktır.”

“Ümmetimden bir taife..” fıkrasının (bölümünün) makam-ı cifrîsi (cifir hesâbına göre olan netice, sayı değeri) 1542 (2117) ederek nihayet-i devamına (varlığının sonuna) îma eder. “Hak üzerinde olacaktır.” (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi 1506 (2082), bu tarihe kadar zâhir ve aşikârane (açık ve ortada), belki galibane; sonra tâ 1542 (2117) ye kadar, gizli ve mağlubiyet içinde vazife-i tenviriyesine (aydınlatma görevine) devam edeceğine remze (işarete) yakın îma eder. “Allah’ın emri gelinceye kadar” (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi 1545 (2120), kâfirin başında KIYAMET KOPMASINA îma eder.


(Kastamonu Lahikası, s. 33)
Bu sahih kaynaklar doğrultusunda Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış vaktinin Hicri 1400’den sonraki bir yüzyıl olmayacağı son derece açıktır. Ümmetin ömrü Hicri 1500’lere kadar olacağına ve tüm ahir zaman alametleri, Hicri 1400-1500 arasındaki 100 senelik dönemde gerçekleşeceğine göre böyle bir iddia son derece mesnedsizdir. Tüm Müslümanların, Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen ahir zaman ile ilgili sahih hadislere ve en büyük İslam alimlerinin izahlarına kesinlikle itibar etmeleri gerekmektedir. Aksinde aşağıda sayacağımız ve tamamı arka arkaya gerçekleşen bu alametleri görmezden gelmek bunların bir defa daha arka arkaya gerçekleşmesi gerektiğini iddia etmek anlamına gelir. Oysa bu alametler zaten bir kez ve bir sıra şeklinde meydana gelmiştir. Ve bu durum müslümanların, Peygamberimiz (s.a.v.)’in haber verdiği ahir zamanın içinde yaşadıklarını anlamaları için yeterlidir. Gerçekleşen söz konusu yüzlerce alamete rağmen“ aynı alametler birkez daha olsun” demek akla ve mantığa kesinlikle uygun olmaz. Samimi bir Müslüman için, bu alametlerin Peygamberimiz (s.a.v.)’in bildirdiği şekilde gerçekleştiğini bir kere görmek kesinlikle ahir zamanda yaşadığına ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın inşaAllah zuhur etmiş olduğuna inanması için yeterlidir.


HİCRİ 1400 İTİBARİYLE ARDI ARDINA GERÇEKLEŞMEKTE OLAN AHİR ZAMAN ALAMETLERİ HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ÇIKTIĞINI GÖSTERMEKTEDİR:

1.    Hadislerde Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinin adeta “tesbih taneleri gibi” arka arkaya meydana geleceğini, bu gelişimin de Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıktığının habercisi olacağını açık bir şekilde bildirmiştir:

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“… eskimiş ipi kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri beklesinler.”

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.




Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların artarda kopması gibi.

(Ramuz-El Ehadis, 277/6; Camiü’s-Sagir, 3/167)
Gerçekten de Hicri 1400’ün başlamasıyla birlikte söz konusu alametler “bir dizideki boncuklar gibi” arka arkaya zuhur etmeye başlamıştır. Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de çıkacağını kabul etmeyenler bu yüzyılda ardı ardına gerçekleşen ahir zaman alametlerini kesinlikle tevil edemezler.

2.    Ekim 1980 tarihinde İran-İrak arasında bir savaş başlamıştır. Hadiste bu savaştan şu şekilde bahsedilmektedir:

“Şevval ayında ayaklanma Zilkade’de harb konuşmaları, Zilhicce’de ise harb vaki olacak.”


(Kıyamet Alametleri, s. 166)


Hadiste verilen tarihler İran-Irak Savaşı’nın gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir: İran Şahı’na karşı olan ilk ayaklanma bilindiği gibi hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)’de olmuştur. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında da İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştır.

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/cikis04.php#10)

Hadis ile, 1980 yılında gerçekleşen İran-Irak savaşı arasında tarihler ve olaylar bakımından tam bir uyum söz konusudur. Hadiste belirtilen zamanlar, olayın şekli, yeri, bölgesi ve süresi tamamen aynıdır. Tüm  bu durumlara rağmen Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’den daha sonraki bir yüzyılda çıkacağını iddia etmek son derece yanlıştır. İran-Irak Savaşı tam hadiste verilen ayrıntılarla gerçekleşmişken başka bir yüzyılda yeniden böyle bir savaş çıkacağı iddiasını ortaya atmak hiç mantıklı değildir.


3.    Rusların Afganistan’ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir. Hadiste Peygamberimiz (s.a.v.) bu işgali şöyle haber vermiştir:

Talikan’a (Afganistan’a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala’nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah’ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Hz. Mehdi (a.s.)’sinin yardımcılarıdır.”


(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)
Ayrıca bu rivayette Afganistan’ın maddi zenginliklerine de dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan’da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri olduğu bilinmektedir. Anlaşılacağı gibi, bu hadiste belirtilen Afganistan işgali Hicri 1400’de olmuş ve hadis tam tahakkuk etmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de gelmeyeceği iddiasında olan kişiler diğer bir yüzyılda diğer tüm alametlerle birlikte Afganistan’a yeniden böyle bir işgal yapılacağını iddia etmiş olmaktadırlar kibu iddialarında kesinlikle haklı değillerdir.

4.    Fırat Nehri’nin suyunun kesilerek akmaz hale gelmesi Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerindendir. Bugün Fırat Nehri’nin; üzerine barajlar kurularak suyu kesilmiş ve bu hadis gerçekleşmiştir.

Fırat Nehri’nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın.”

(Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)


(Riyazü’s Salihin, 3/332)


Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu yüzyılda değil de başka bir yüzyılda çıkacağı iddiasında olan şahıslar bu durumu ne şekilde tevil edeceklerdir? Fırat Nehri’nin suyu zaten bir kere kesilmiştir. Hadise göre ilk kesilişi esastır. Bu nedenle yeniden kesilmesi gibi bir durumun hadisin tahakkuku açısından artık bir anlamı yoktur.

5.    1981 ve 1982 yıllarının Ramazan ayında, 15 gün arayla ve iki yıl üst üste ay ve güneş tutulmaları olmuştur.

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/cikis07.php#13a)

Bu olağandışı olay Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından tarihleriyle birlikte açıklanmış olup, Hz. Mehdi (a.s.)’nin önemli bir çıkış alametidir. Bu büyük hadisenin aynı şekilde arka arkaya iki defa Ramazan ayında olacak şekilde başka bir yüzyılda yeniden gerçekleşmesi Allah’ın izniyle bir anlam taşımaz çünkü bir kere tam olarak tahakkuk etmiştir.


6.    Hadislerde Peygamberimiz (s.a.v.). Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden birinin “BİR ORDUNUN ÇÖLDE KUMLARA BATMASI”’ olduğunu bildirmiştir. Hadislerde bu ordunun savaş sırasında çölde kumlara batacağı çok açık bir şekilde ifade edilmiştir.
 

…Kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır.

(Müslim’den; Geleceğin Tarihi 4, s.31)


Amerika’nın 2003 yılında Irak’ı işgal etmesinin ardından Irak ordusunun Cumhuriyet Muhafızları olarak bilinen 60 bin kişilik bölümü ve Fedailer olarak bilinen yaklaşık 15 bin kişilik askeri kaybolmuştur. Gazeteler “MUHAFIZLARA NE OLDU? SADDAM CUNTASI KAYIP, SADDAM’IN UÇAKLARI KUMLARDAN ÇIKARILDI.” gibi haberlerle bu olağandışı durumu haber yapmışlardır.

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/signs/signs021.html)

Hz. Mehdi (a.s.)’nin daha sonra çıkacağı iddiasıyla ortaya çıkan, çıkışı zamanının bu yüzyıl olmadığını iddia eden şahıslar böyle olağandışı bir olayın tekrar gerçekleşeceğini iddia edemezler. Çünkü hadis zaten tüm ayrıntılarıyla gerçekleşmiştir.

7.    Hareket yönü, hadiste belirtildiği şekilde “doğudan batıya doğru olan” Halley kuyruklu yıldızı 1986 yılında yani Hicri 1406’da Dünyamız’ın yakınından geçmiştir.

(İlgili hadisler için bakınız:  http://www.hazretimehdi.com/signs/signs007.html)

Bu iddia sahiplerine göre parlak ve ışıltılı bir yıldız olan ve ancak 76 yılda bir dünyamızın yakınından geçen Halley Kuyruklu yıldızı bu sabit geçiş süresini bozarak başka bir yüzyılda yeniden geçemeyeceğine göre böyle bir iddia da yersizdir.

8.    1979 yılında (Hicri 1 Muharrem 1400’de) Hac sırasında Kabe’de büyük bir katliam olmuştur. (1 Muharrem 1400) Olayın meydana geliş tarihi Hicri 1400 yılının ilk günüdür. Bu sırada 30 kişi hayatını kaybetmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) hadiste; “Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkacağı yıl” Kabe’de böyle önemli bir olayın olacağından bahsetmektedir.

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/cikis10.php#16a)

“Çıkacağı yıl” ifadesi bu açıdan son derece önemlidir. Çünkü hem bu olay hem de Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış tarihi 1979 yılını göstermektedir. 1979 yılında gerçekleşen bu olayın ardından 7 yıl sonra hac sırasında çok daha kanlı bir olay daha meydana gelmiştir. Bu sefer de 402 kişi öldürülmüştür. Ancak bu olayın ilkinden farkı son olayın Kabe’nin içinde değil yanında gerçekleşmiş olmasıdır. Bu 2 olay da hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti olarak anlatılan “Kabe baskını ve Kabe’de kan akıtılması” olaylarıyla tam olarak aynı şekilde olmuştur.

Hicri 1400 yılı geçmiş olduğuna göre, Hz. Mehdi (a.s.)’nin başka bir yüzyılda geleceği iddiasında olan kişiler, bu hadislerin ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti olarak bildirilen diğer tüm hadislerin ardı ardına yeniden gerçekleşeceğini asla iddia edemezler.

9.    Hadislerde “doğu tarafından bir ateş görüneceği” ve bunun Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti olacağı bildirilmiştir.

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/cikis11.php#17a)

1991 yılında Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrasında Kuveyt’e ait petrol kuyuları ateşe verilmiş, Kuveyt ve Basra Körfezi’ni çok büyük bir ateş sarmıştır. Hadislerde doğu tarafından görülecek olan bu ateşle ilgili olarak; “ateşin sönük bir vaziyette olduğu”, ateşin müthiş azap olduğu halde insanları kaplayacağı, malları yakıp bitireceği, rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılacağı,…” gibi detaylar verilmiştir. Verilen tüm detaylar 1991 yılındaki bu olayı açıkça işaret etmektedir.


10.    Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden olan ve “tozlu, dumanlı karanlık bir fitne” olarak belirtilen alamet, 2001 yılının 11 Eylül günü ABD’de gerçekleştirilen terör eylemine işaret etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.) bu hadiseyi şöyle haber vermiştir:

Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek…


(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)
Gerçekten de 11 Eylül saldırılarının ardından meydana gelen büyük patlamalar sonucunda büyük bir duman oluşmuş, bu duman hem tüm şehirden hem de civar şehirlerden görülecek kadar yükselmiş ve yayılmıştır. Ayrıca olayla birlikte çöken binaların oluşturduğu toz bulutu birçok insanın üzerini tamamen kaplamıştır. Bu büyük terör eylemi, Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışını müjdeleyen ve gerçekleşen diğer tüm çıkış alametleriyle birlikte bu yüzyıl içinde gerçekleşmiştir. Bu durumda Hz. Mehdi (a.s.)’nin başka bir yüzyılda çıkacağı iddiasında bulunanlar bu olayı diğer tüm hadislerle bir bütünlük arz edecek şekilde açıklayamazlar.

11.    Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden biri de “O’nun çıkışından evvel” Şam ve Mısır meliklerinin öldürüleceğini“ haber veren hadistir.

Ondan önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir…


(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)


Bu hadis Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuruhu öncesinde Ortadoğu’da ve Afrika kıtasında yer alan bazı devlet liderlerinin öldürüleceğini haber vermektedir. 

1920′de Suriye’nin eski Cumhurbaşkanı Salah Al-Deen Beetar, 1921′de Suriye Başbakanı Droubi Paşa, 1949′da Suriye Başbakanı Muhsin al-Barazi,1951′de Ürdün Kralı Abdullah, 1963 yılında Irak Hava Kuvvetleri tarafından yapılan devrim sırasında öldürülen Irak eski Kralı Abdül Kassim ve 1982′de bombalı suikaste uğrayan Lübnan’da Falanjist Lideri Beşir Cemayel gibi birçok liderin öldürülmesiyle bu hadis gerçekleşmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışının başka bir yüzyıla kaldığını iddia eden kişiler arka arkaya gerçekleşen ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışı öncesine denk gelen bu olayların yeniden ve diğer tüm alametlerle birlikte gerçekleşmesi gerektiğini bildiklerine göre böyle bir iddiada bulunmaları çok anlamsız olacaktır.

12.    Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden biri de Azerbaycan’ın işgal edilmesidir. 20 Ocak 1990 yılında Azerbaycan’a ait Dağlık Karabağ Ermenilerce işgal edilmiş ve bu sırada çok sayıda Azeri Müslüman şehid olmuştur. Hadiste bildirilen; “ … AZERBAYCAN’DAN MUTLAKA BİR ATEŞ ÇIKACAKTIR. Ve hiçbir şey onun karşısında duramayacak. Böyle bir şey olunca evinizde oturun…”

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/azerbaycan.html) şeklinde ifade edilen olay 1990 yılındaki bu işgalle gerçekleşmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu yüzyılda değil de daha sonraki bir yüzyılda zuhur edeceği iddiasını ortaya atanlar bu hadisi ve gerçekleştiği tarihi ileri  bir yüzyıl açısından nasıl tevil edeceklerdir? Böyle net gerçekleşmiş olan bir olayı tevil etmeleri imkansızdır.

13.    Hadiste Fırat Nehri’nin suyunun kesilmesinin ardından bölgede büyük terör olayları olacağına ve çok sayıda insanın hayatını kaybedeceğine dikkat çekilmiştir. Gerçekten de Fırat Nehri’nin suyunun kesilmesinin ardından bölgede PKK terörü başgöstermiş ve çok sayıda insan ölmüştür. Diğer yandan da Fırat’ın suyu kesilerek üzerine barajlar kurulmasının ardından bölgede büyük bir ekonomik potansiyel de ortaya çıkmıştır ve bölgenin topraklarının değeri artmıştır. Tüm bu olaylar Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen bu hadisin gerçekleştiğini göstermektedir:

“Fırat nehri’nin suları çekilerek altından bir dağ ortaya çıkacak, İnsanlar bunu almak için vuruşacak ve HER YÜZ KİŞİDEN, sadece BİRİ hayatta kalacak. Bu zaman gelinceye kadar kıyamet kopmaz.”


(Müslim, Fiten, 29)
O zaman, Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu yüzyılda gelmeyeceğini iddia edenler zaten halihazırda yaşanan ve hadise göre tahakkuk etmiş olan bu durumu görmezden gelip böyle bir iddiada bulunamazlar.

14.  
  Hz. Mehdi (a.s.)’nin çok belirleyici çıkış alametlerinden biri olan ve İmam-ı Rabbani tarafından bildirilen önemli bir alamet de boynuzu andıran iki uçlu bir yıldızın çıkmasıdır. Bu kuyruklu yıldız 24 Şubat 2009 yılında dünyaya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızıdır. Bu yıldız hadiste; şeklinde tanımlanmıştır.
“Vaad edilen Mehdi (a.s.)’nin zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan’a vardığı zaman, ŞARK TARAFINDA İKİ DİŞLİ MÜNEVVER BİR BOYNUZ ÇIKAR.”


İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184


Gerçekten de bir daha binlerce yıl sonra geçeceği düşünülen Lulin kuyruklu yıldızı hadisteki bu tariflere tam olarak uymaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/lulin.html)

Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de çıkacağı gerçeğini reddedenler ve başka bir yüzyılda çıkacağı iddiasıyla ortaya çıkanlar bu büyük alametin gerçekleşmesini kesinlikle tevil edemezler. Peygamberimiz (s.a.v.)’in tanımlamalarına tam uyan bu kuyruklu yıldızın ahir zamanda dünyanın yakınından geçmiş olması son derece önemlidir. Ayrıca bilim adamları bu kuyruklu yıldızın dünyaya yakın bir yerden yeniden geçmesi için en az 1000 yıllık bir süreden bahsetmektedirler.

(Lulin kuyruklu yıldızının 1000 yılda bir geçtiği; dolayısıyla bundan sonraki geçişinin de 1000 yıl sonra olacağını bilimsel olarak açıklayan internet siteleri:

http://www.skyandtelescope.com/observing/home/35992534.html
http://www.dipity.com/timeline/Comet-Lulin

http://topnews.us/content/23887-get-best-views-comet-lulin-now

http://www.brighthub.com/science/space/articles/25677.aspx)

Bu tarih ise 3000’li yıllara denk gelmektedir. Oysa Peygamberimiz (s.a.v.) ümmetin icabet ömrünün hicri 1500’lerde son bulacağını, Üstad Said Nursi Hazretleri de hicri 1545’ler itibariyle yani miladi takvime göre 2145 gibi kıyametin inkar edenlerin başına kopacağını bildirmektedirler. Bu açıklamalar doğrultusunda bakıldığında Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur alametlerinden biri olan lulin kuyruklu yıldızını bu hicri yüzyıl dışında insanlığın bir kez daha görmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

15.    Güneşte büyük bir alametin belirmesi, hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden biri olarak haber verilmiştir:

“O, (Hz. Mehdi (a.s.)), Güneş’ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir.”


(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)
Gerçekten de güneşte bugüne kadar gözlemlenen patlamaların en büyüğü Kasım 2003 tarihinde yani Hicri 1430’da meydana gelmiştir. Böylesine büyük bir patlamanın, ilk defa içinde bulunduğumuz bu yüzyılda gerçekleşmiş olması ve basında bu patlamanın; “GÜNEŞTE EN BÜYÜK PATLAMA MEYDANA GELDİ…” gibi manşetlerle yer alması Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden birinin daha gerçekleştiğinin göstergesidir.

16.    Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışından önce büyük bir ekonomik krizin meydana geleceği Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından haber verilmiş. İnsanların, “az kazanç, piyasanın durgun olması, işlerin kesat gitmesi” gibi ekonomik zorluklardan yakınacakları birçok hadisle bildirilmiştir.

(Detaylı bilgi için bakınız: http://www.hazretimehdi.com/ekonomi.html)

Söz konusu hadisler, şu an tüm dünyada yaşanan büyük ekonomik krize tam olarak uygunluk göstermektedir. Dünyanın Amerika, Çin, Almanya gibi büyük ekonomileri bu krizle birlikte ağır kayıplar vermiş, dünyaca ünlü dev şirketler, bankalar, sanayiler kriz nedeniyle çökmüştür. Ahir zamanın bu önemli hadisesi tam olarak vukuu bulmuştur hadis gerçekleşmiştir.

17.  
  Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerinden biri de hadislerde İtalya’da olacağı bildirilen büyük bir depremle ilgilidir. Hadiste İtalya’da büyük bir deprem gerçekleşeceği ve Vatikan’ın surlarında tahribat olacağı bildirilmiştir.

“…Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri … (Roma’yı) tesbih ve tekbirle feth edeceklerdir… O şehrin (VATİKAN’IN) surları bir bir yıkılacaktır …”


(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, sf. 204)
6 Nisan 2009 günü İtalya’da meydana gelen depremle hadislerle bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)’nin bir çıkış alameti daha gerçekleşmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)’nin daha sonra çıkacağını iddia eden kişiler İtalya’da meydana gelen ve Vatikan’da da tahribat yaratan böyle büyük bir depremi görmezden gelemezler.


18.    15 Kasım 1979 tarihinde dünyanın 4. büyük tankeri olan 150 bin grostonluk Independenta adlı Romen tankeri İslam aleminin son merkezi olan İstanbul’a geldiği bir sırada bir kaza sonucu karaya oturmuştur. Bu sırada İstanbullular bu büyük patlamanın sesiyle büyük bir korku ve dehşet yaşadılar. Günlerce büyük bir ateş çıkararak yanan bu tanker sonunda Haydarpaşa önlerinde battı.

(Detaylı bilgi için bakınız: (http://www.hazretimehdi.com/patlama1.html)

(http://us1.harunyahya.org/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/12777/
HZ._MEHDI_(A.S.)_NIN_ISTANBUL_A_GELISINI_INSANLARA
_HABER_VEREN_BUYUK_ALAMET
)

Peygamberimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen bir hadiste şöyle bildirilmektedir:

Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi.
Siz üç veya yedi gün, DOĞUDAN BİR ATEŞİ GÖRDÜĞÜNÜZ ZAMAN AL-İ MUHAMMED’İN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN) ÇIKMASINI BEKLEYİNİZ, inşaAllah-ü Teala, bir münadi (gökten bir melek) Mehdi’nin ismi ile semadan (gökten) nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyle ki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.


(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)
Hadiste verilen bilgilerden bu olayın Hz. Mehdi (a.s.)’nin; çıkış yeri olan İstanbul’a ayak bastığı günler içerisinde meydana geleceği bildirilmiştir.  Gök gürültüsü gibi çok yüksek bir sesle günlerce süren dev ateş, ışık ve duman bulutuyla ve zaman zaman meydana gelen patlamalarla, Hz. Mehdi (a.s.)’nin İstanbul’a geldiği insanlara haber verilmiştir. 

Hz. Mehdi (a.s.)’nin Hicri 1400’de çıkmadığı, daha sonraki bir yüzyılda çıkacağı fikrinde olanlar bu ve diğer tüm ilgili hadisler arasındaki tarih uyumunu ve müthiş sıralamayı gözardı edemezler.

Şubat 13, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Bir kısım kişiler Hz.Mehdinin Gelmeyeceğini İddia Edecek, fakat o bir yıldız gibi zuhur edecektir..

Hristiyanların bir lideri var, musevilerin bir lideri var,masonların bir lideri var, ateistlerin lideri var, her topluluğun bir lideri var. İslam Dünyasının neden bir lideri olmasın. Liderin adı ister lider olsun,yönetici olsun yada mehdi olsun ne farkeder? Bazı insanlar neden bu konuyu efsanevi bir olaymış gibi tanımlayıp, hiç olmayacakmış gibi bir tavır takınıyorlar. Neden müslüman dünyasının da bir liderinin olması bu kadar uzak ve olmayacak birşeymiş gibi geliyor insanlara?

İslam’ın dünya hakimiyeti Allah’ın biz müslümanlara vadidir, ve Allah’ın vadi haktır. Böyle bir islam hakimiyetinde, islam dünyasının başında bir lider olmasının nesi garip geliyor insanlara?

Herkesin bu konuyu derinlemesine düşünmesini tavsiye ediyorum. Herşeyden önce her müslümanın İslam’ın dünya hakimiyeti için canla başla çalışması gerektiği konusu çok acil bir konudur. Müslümanların hakimiyet için canla başla çalışmaları gerekiyor. Bu farz olan bir konudur.

Bugünkü Hz. Mehdi ile ilgili olan blog yazımda, ahir zamanda zuhur edeceği sahih hadislerle ve ayetlerle sabit olan Hz.Mehdi (A.S) ın gelmeyeceğini söyleyen ve bunu imkansızmış gibi gören bir kısım insan topluluğunun olacağından bahseden bir sahih hadisi ve açıklamasını aktarmak istiyorum;

Safvan b. Mihran-ı Cemmal’dan: İmam Cafer-i Sadık aleyhi’s-selâm şöyle buyurdu: “Allah’a andolsun ki Mehdiniz aranızdan gaybete çekildiğinde, İÇİNİZDEN BAZI CAHİLLER DİYECEK Kİ: ALLAH’IN ÂL-İ MUHAMMED’E (HZ. MEHDİ (A.S.)’A) İHTİYACI YOKTUR. SONRA O, YERYÜZÜNE PARLAK YILDIZ GİBİ DÖNECEK ve yeri zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi, adalet ve eşitlikle dolduracaktır.”

(Kemal-ud Din, c. 2, s. 341)

Ahir zamanda zuhur edecek olan Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde, insanlar tarafından hemen tanınmayacak hayatının belli bir zamanı gizlilik içinde, gaybete çekilmiş olarak (hapis, iftira, zulüm ve baskı altında geçireceği dönemler) ve kimliği belli olmadan geçecektir. Öyle ki Hz. Mehdi (a.s.) insanlar arasında gezecek, onların karşısında oturacak, onların arasında yaşayacak, onlarla konuşacak, insanlarla içiçe olacaktır. Ancak insanlar Sahib-üz Zaman’ı, Asrın Velisi olan Hz. Mehdi (a.s.)’ı bu sıfatıyla tanımayacaklardır. Bu dönemde insanların bu durumundan yararlanan ve dini kendi çıkarları lehinde Kuran mantığı dışında yorumlayan bazı cahil kişiler ortaya çıkıp, Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhuru için gereken her türlü şart ve alamet oluştuğu halde onun bu yüzyılda çıkmayacağı, onun zuhuruna bir ihtiyaç olmadığı gibi gerçek dışı iddialar ortaya atacaklardır. Bu şekilde hem Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhurunu hem de İslam ahlakının bu yüzyılda Allah’ın izniyle gerçekleşecek olan hakimiyetini gölgelemeye çalışacaklardır. Ancak Hz. Mehdi (a.s.) parlak bir yıldız gibi bir anda zuhur edecek ve yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracaktır.

(www.hazretimehdi.com) (www.beklenenmehdi.com)

Şubat 2, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Ahir Zamanda Dine Hizmetten Ücret Talep Eden Sahte Din Alimleri Olacaktır

“İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, avam halk Kur’ân okuyacak, ibadete kendini verecek (fakat) bid’at ehlinin işleri ile meşgul olacaklar; hissetmedikleri yerden şirke sapacaklar. SÖZ VE İLİMLERİ VASITASIYLA RIZIK ELDE EDECEKLER, DİNİ ALET EDEREK DÜNYALIK EDİNECEKLER. İŞTE BİR GÖZÜ KÖR DECCALİN AVANESİ     BUNLARDIR.”


(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6255)
Peygamberimiz (s.a.v.) bu hadisi şerifinde ahir zamanda bir takım insanların dine hurafe ve bidat sokan bazı kişilere uyacaklarından bahsedilmektedir. Bu dönemde bazı sahtekar hocalar çıkıp İslam dinini insanlara öyle yanlış tebliğ edecekler ki birçok kişi bu anlatılanları dinde var zannedeceklerdir. Bu nedenle de şirke saptıklarını, dinin aslından uzaklaştıklarını hissetmeyeceklerdir.
”ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR.”


(İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)
Bu hadisler Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur edeceği dönem olan Hicri 1400’lerde, gizliden gizliye Müslümanların şevkini kırmaya çalışarak, dinde olmayan hurafe ve bidatleri dindenmiş gibi göstererek ve fitne çıkararak deccaliyet sistemini destekleyen, Kuran ahlakından uzak, dini kendi çıkarları için kullanma amacı taşıyan, İslam ahlakının hakim olmasını istemeyen kötü niyetli sözde din adamlarının varlığını açık bir şekilde haber vermektedir.

Bu sahte hocaların bir özelliği de dini alet ederek kazanç sağlayacak olmalarıdır. Yani bir Müslüman olarak dine hizmetten hiçbir ücret talep etmemeleri gerekirken (En’am Suresi, 90), bu ahlaka uygun davranmayacaklardır. Peygamberimiz (s.a.v.), bu zihniyet içinde olan kişilerin ahir zamanda din ahlakına savaş açmış olan deccaliyet sisteminin hizmetinde olacaklarını da haber vermiştir. Bilindiği gibi Peygamberimiz (s.a.v.) diğer bir hadisinde de ahir zamanda bazı sözde alimlerin deccaliyetin emrine gireceğini bildirmiştir:

Şubat 2, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Hz.Mehdi Nasıl Tanınır ?

SAYIN ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(8 OCAK 2009)

ADNAN OKTAR: Mehdi’yi başlangıçta tanımak ancak imanın nuru ile olur. Yani şüphe edeceğiz biz Mehdi’den, acaba o mu diyeceğiz, yani ilk başlangıçta en fazla şüphe edebiliriz. Ama asıl tanımamız Hz. İsa ile beraber namaz kılmasıyla olacak. Hz. İsa onu sırtından tutup imamlığa geçirecek, yani böyle ulul azim bir Peygamberin onu imamlığa geçirmesinden onun Mehdi olacağını anlayacağız inşaAllah. Allahualem Mehdi’dir diyeceğiz.

SAYIN ADNAN OKTAR’IN KANAL 35′DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI
(18 Ocak 2009)


ADNAN OKTAR: “Onun mukarreb ve havassı derin imanlı yakın talebeleri nur-u iman ile, iman ışığı ile onu tanır. Yoksa bedahat, -birden bire ve açıkça derecesinde- herkes onu tanımayacaktır”, Mektubat sayfa 60, Said Nursi Hazretleri diyor bunu. Halbuki demiştik bu dünya tecrübe meydanıdır diyor Said-i Nursi, akla kapı açılır fakat ihtiyarı elinden alınmaz, yani mecbur olacak şekilde, iman etmeye mecbur edilecek şekle getirilmez diyor. Öyle ise o eşahs kişiler ve o kişi dahil çıktığı zaman çokları hatta kendisi de bidayeten kendisini bilmez, belki Nuru imanın dikkati ile o eşahs ahir zamanda tanınabilir, Mehdi yani belki tanınabilinir.

SAYIN ADNAN OKTAR’IN KON TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(8 Şubat 2009)


ADNAN OKTAR: Peygamberimiz’in kılıncı kuşandırılacak ilk defa; hiç kimse şu ana kadar Peygamberin kılıncını kuşanmamıştır. Direk üzerine takacak kılıncı. Hiç kimse Peygamberimiz’in hırkasını giymemiş, Hırkasını giyecek üstüne. Peygamberimiz’in Bayrağını eline alacak, Sancağı Şerifi. İnsanlar kendini kaybedecekler, biat anında. O’na karşı muhabbetlerini, sevgilerini ifade eden, yani onun liderliğini kabul etme anlamında bir sözdür bu; bu oluşacaktır.

SAYIN ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(13 Ocak 2009)

ADNAN OKTAR: Mehdi’nin en belirgin reddedilmez özelliği Hz. İsa’yla beraber kılacağı namazdır. Hz. İsa onu sırtından iterek namaza geçirecektir. Yani iki omzundan iterek, O siz buyurun diyecek namaza Mehdi. Hz. İsa kabul etmeyecek, sen imamsın, sen kıldıracaksın diyecek. Onu namaza geçirecek, böylece Mehdi’nin liderliğini de vurgulamış olacak.


SAYIN ADNAN OKTAR’IN KANAL 35′DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI
(18 Ocak 2009)

ADNAN OKTAR: Mehdi zaten Kutsal Emanetler nerede ise Mehdi de oradadır, İnşaAllah.  Allah’ın İstanbul’da Kutsal Emanetleri saklaması ve muhafaza etmesi, mesela burada düşman işgali de oldu, mesela Allah onları yok ettirebilirdi onlara, ama işte kaderinde yok. Mesela Peygamber Efendimiz (sav)’in kılıncına hiç bir şey olmamış kalmıştır bu vakte kadar, sancağına hiçbirşey olmamış kalmıştır, hatta ikinci bir sancak var onu Mehdi açacak diyor Peygamber Efendimiz (sav) , ceylan derisi içerisinde hiç açılmamıştır o diyor Topkapı’da o var. 

MUHABİR: Evet

ADNAN OKTAR:  Sancak İnşaAllah, o Kutsal Emanetler ile çıkacak işte, o da Müslümanlarda çok çok şiddetli bir heyecana sebep olacak inşaAllah, ama çok çok şiddetli bir heyecana sebep olacak inşaAllah. Yani o günleri inşaAllah göreceksiniz.

SAYIN ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 TV (İZMİR) RÖPORTAJI
(25 Ocak 2009)


ADNAN OKTAR:  Diyor ki, Naim, Salman Bin İsa’dan tahriç etti o dedi ki: Duyduğuma göre Mehdi elinde Sekine bulunan tabut, Taberiye gölünden çıkarılır. -Hz. Musa zamanındaki sandık, kutsal sandık, Taberiye gölünde bulunacak diyor- Beyt-ül Makdis’de O’nun önüne getirilir. –Mehdi’nin önüne getirilir- Yahudiler bunu görünce pek azı hariç çoğu Müslüman olurlar. –Yahudilerin büyük bölümü bu olaydan sonra Müslüman olacaklar diyor-

www.hazretimehdi.com

www.beklenenmehdi.com

www.harunyahya.org

Ocak 31, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Ahir zamana, Hz.İsa ve Hz.Mehdi’ye İşaret Eden Ayetlerin Ebced Değerleri 2

 Kuran’da birçok ayetin ebced değeri çok farklı rakamları verirken, aşağıda ebced hesaplaması yapılmış ayetlerin, tarihsel olarak hadisler ışığında değerlendirildiğinde bu tarihleri vermesi, çok şaşırtıcı ve mucizevidir, ve Allah’ın sözü olduğunun kanıtıdır.

Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. (Necm Suresi, 56)

Ayetin Ebcedi: 2031

Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.(Ahzab Suresi, 56)

Ayetin Ebcedi: 1986

Şüphesiz Biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın. (Fatır Suresi, 24)

Ayetin Ebcedi: 1983

Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik veorada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: “Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın” (dedik).(Sebe Suresi, 18)

Ayetin Ebcedi: 2023

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)

Ayetin Ebced: 1959

Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Herşeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (Fussilet Suresi, 53)

Ayetin Ebcedi: 1990

Ve insanlarınAllah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi, 2-3)

Ayetin Ebcedi: 2016

Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi? (İnşirah Suresi, 4)

Ayetin Ebcedi: 2009

Ve hiç ŞÜPHESİZ; BİZİM ORDULARIMIZ, ÜSTÜN GELECEK OLANLAR ONLARDIR. (Saffat Suresi, 173)

Ayetin Ebcedi: 1994

“Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O’dur.Öyle ki onu (hak din olan İslam’ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.” (Saff Suresi, 9)

Ayetin Ebcedi: şeddesiz 2021

Onu satın alan bir Mısır’lı (aziz, ) karısına: “Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz” dedi. Böylelikle biz, Yusuf’u yeryüzünde (Mısır’da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. ALLAH, EMRİNDE GALİB OLANDIR, ancak insanların çoğu bilmezler. (Yusuf Suresi, 21)

Ayetin Ebcedi: MİLADİ 2014

Kim Allah’ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah’ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)

Ayetin Ebcedi: 2055

Allah, göklerin ve yerin nurudur (1).O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir;çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki(2), doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu, ) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir (3).Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir. (Nur Suresi, 35)

Ayetin Ebcedi (1):1959
Ebced (2): 2037
Ebced (3): 1980

Rabbinin nimetini durmaksızın anlat. (Duha Suresi, 11)

Ayetin Ebcedi: Hicri:1376, Miladi: 1956

Dedi ki: “Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz.” (Taha Suresi, 123)

Ayetin Ebcedi: 1982

(hazretiisagelecek.com)

Ocak 18, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , , , , | 9 Yorum

Ahir zamana, Hz.İsa ve Hz.Mehdi’ye İşaret Eden Ayetlerin Ebced Değerleri 1

Kuran’da birçok ayetin ebced değeri çok farklı rakamları verirken, aşağıda ebced hesaplaması yapılmış ayetlerin, tarihsel olarak hadisler ışığında değerlendirildiğinde bu tarihleri vermesi, çok şaşırtıcı ve mucizevidir, ve Allah’ın sözü olduğunun kanıtıdır.

“Korkma” dedik. “Muhakkak sen üstün geleceksin.” (Taha Suresi, 68)”

Ayetin Ebcedi: MİLADİ: 1956

Hani Allah peygamberlerden ‘kesin bir söz (misak)’ almıştı: “Andolsun size kitap ve hikmetten veripsonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde (1), ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız.” Demişti ki: “Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?” Onlar: “İkrar ettik” demişlerdi de “Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım (2), ” demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)

Ayetin Ebcedi (1): 1956 Ebced (2): Hicri: 1416, Miladi: 1994

Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere (1) lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak(2)istiyoruz. (Kasas Suresi, 5)

Ayetin Ebcedi (1): 1996 Ebced (2):

… önderler … ve mirasçılar kılmak: 2021 Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik. (Furkan suresi, 56)

Ayetin Ebcedi: 1981 (Ayrıca sure numarası(25)x ayet numarası (56)= 1400 (Miladi 1981)

İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkan (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır’da) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız. (Yusuf Suresi, 56)

Ayetin Ebcedi: 2017

Dedi ki: “Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin.Artık size Benden bir yol gösterici gelecektir; kim Benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz.” (Taha Suresi, 123)

Ayetin Ebcedi: 1982

De ki: “Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun.Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz.” (Taha Suresi, 135)

Ayetin Ebcedi: 2023

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldıkve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik.Onlar bize ibadetedenlerdi. (Enbiya Suresi, 73)

Ayetin Ebcedi: 1984

Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. (Rum Suresi, 1-2)

Ayetin Ebced: 1980

Birkaç yıl içinde.Bundan önce de, sonra da emir Allah’ındır. Ve o gün mü’minler sevineceklerdir.(Rum Suresi, 4)

Ayetin Ebcedi: 2010

Andolsun, biz Zikir’den sonra Zebur’da da: “ŞüphesizArz’a salih kullarım varisçi olacaktır” diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105)

Ayetin Ebcedi: 2051

Dilersek, onların üzerinegökten bir ayet (mucize) indiririzde, ona boyunları eğilmiş kalıverir. (Şuara Suresi, 4)

Ayetin Ebcedi: 2022

2. kısımla yazım devam edecek.

(http://www.kehfsuresiveahirzaman.com/)

Ocak 18, 2010 Posted by | Hz.Mehdi ve Hz.İsa | , , , , , , , , , | 2 Yorum

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.